15 Kasım 2009 Pazar

Kuşlu Keçe Pendant


Ne zamandır aklımda olan bir tasarımdı. yaptım,rahatladım :)


Pasaj'a da koydum. Kargo dahil satış fiyatı 17 lira...


İğne Oyalı Yüzük ve Kolye...




       Bu yüzük de daha önceki serinin ( mavi, yeşil, opak  ) devamı. Çek camı, doğal taş ve iğne oyası kullanarak yapmıştım.
  
      Kolyeyi de yine o zamanlar yapmıştım.



12 Kasım 2009 Perşembe

Pasaj Satışlarım :)


       Öncelikle fotoğrafların kalitesizliği için özür dilerim. Yarın sabah kargolayacağım. Fotoğraf çekmeye fırsatım olmaz,  gece çekim yapınca  da böyle oluyor.


       Pasaj'da bu hafta 3. satışımı yaptım. İkisi blogger iki ayrı arkadaşa gitti. Daha doğrusu biri gitti. Diğeri de yarın yola çıkacak. Tombul mavi kuşum ve kuşlu siyah boyunluğum satıldı. Bugün de başka bir Pasaj kullanıcısı tarafından kelebekli yüzüğüm satın alındı. Müşterim kelebeğe gülen bir ağız ilave etmemi istedi. Neden daha önce bunu ben düşünmemişim onu da bilmem. Sonuçta dükkandan kalan alışkanlık, tüm siparişleri mümkünse elimdeki örneği göndermek yerine yeniden yaparım. Kuşlu boyunlukta bu geçerli değil, çünkü o kumaş tekti. İki yüzüğü de yeniden yaptım.


       Gülen yüz isteyen müşterimin yüzünü biraz daha gülümsetebilmek için keçeden gülen bir yüz yaptım. Sonrasında bu broş çıktı ortaya. Paketimi bu şekilde hazırladım, yarın yola çıkacak.

       Yaptıklarımı satmaya çok alışık olmama rağmen Pasaj'dan kısa zamanda böyle güzel sonuç almak çok hoşuma gitti. Darısı tüm el emeğini satan arkadaşlarımın başına...Ayrıca bugün akşam üstü bir iş teklifi aldım. Haftanın 4 ya da 5 günü için. Eşim gelince onunla da konuşup, şartları düşünüp karar vereceğim. İçim kımıl kımıl oldu :) Olumlu cevap vermesem bile bu teklif hoşuma gitti.

       Bu arada kendime birkaç kışlık aksesuar diktim. Paylaşacaklarım çok birikti, fotoğrafımı ve nazımı çekecek birini bulursam yakında paylaşırım.

Sevgili Günlük- Dikkat Çok Dertli Bir Yazı... Hatta Dikkat Yüksek Gerilim...

        Belki vefasızım, belki duyarsızım, belki hiç iyi dost değilim, belki neysem neyim... Evet ben iyi bir dost değilim. Dostluk kurduğum kişilerle aramda bilinçli bıraktığım mesafeler bu yüzden. Kaldıramıyorum fazlasını. Hesap vermek, sitem dinlemenin adı dostluksa ben kimsenin dostu değilim, olamam da. Bağımlı olmayı da sevmiyorum. Çünkü dert dinlemeyi sevmiyorum. Dert anlatmayı sevmediğim için belki. İnsanların saçma sapan şeyleri büyütüp, dert diye ballandıra ballandıra bana anlatmalarından nefret ediyorum. Bunları zevkle dinleyecek tipler var, gidip onlara anlatsınlar. Şu sıralar şu aptal Kasım ayını atlatmaktan başka derdim yok. Varsa da yok. Var diye adını koyduğunuz şeyi yokedemiyorsunuz çünkü. Onun için ben hep hayatımda sorun yokmuş diye düşünür, öyle hayal eder, öyle davranırım. Kendi dertlerimi bile itelerken başkalarınınkini dinliyor olmak beynimin içindeki damarları resmen tek tek gerip, çöpleştiriyor. Gerçekten o seans sonrası halim bu...Dün gece hayatımda ilk kez tansiyon ilacı aldım. (Tansiyon ilacı çok tuvalete götürür derdi, büyüklerimiz, doğruymuş.)

       Düşünüyorum, bazılarınınki gerçekten dert. Offf, diyorum dinlerken, bende çözüm yok, fikir yok, teselli verecek durumda değilim. Bu da aynı etkiyi yapıyor. Elimden gelen iki satır laf etmek onu da yapamaz oluyorum. Yorum dahi yapamıyorum. 

       Biliyorum okuduklarınızdan birşey anlamadınız. Zaten sadece içimi dökmek için yazdım. Tıpkı çocukluğumdan web günlüğü tutana kadarki, gerçek günlüklerime yazdığım gibi...  

      Hafta sonu kışlık eve geçeceğiz. Geçen hafta evi temizlettik. Eşyalarımı toparlıyorum yavaş yavaş. Çatıyı toparlamak için çıkıyorum, birşeyler dikip, daha da dağıtıp iniyorum. Eşim 3 gündür yurtdışında ve bu gidişi bana bu sefer çok koydu. Burnumun direği sızladı, ilk kez gitmeden önce ve gittikten sonra arkasından ağladım. Ağlarken düşündüm, ne çok zamandır ağlamamışım. Aklıma hep kötü şeyler geldi. Yazarsam gerçekleşmez, diye yazıyorum. Sağ sağlim eve dönmesini çok istiyorum. Günde 2-3 kez arar. Bu akşam aramadı. Ben aradım. Açmadı. Hah dedim, birşey oldu. 15 dk. geçti tekrar aradım, türlü senaryolar eşliğinde. Neyse açtı, konuştuk. Kasım mı, Merkür mü neyse bunun sebebi, gitsin buradan... Kendimi geri istiyorum.
 

blogger templates | Make Money Online